
Jomon Dönemi (縄文時代 /Joumon Jidai) MÖ 14,000-300 Yılları

Jomon Dönemi, Japonya’da MÖ 13.000 civarında başlayıp yaklaşık 10.000 yıl süren bir dönemi ifade eder. Jomon, toprak kaplara preslenmiş saman-ip desenine verilen addır. Bu çanak çömleğin kullanıldığı döneme “Jomon Dönemi”, bu dönemin kültürüne ise “Jomon Kültürü” adı verilir. Bu dönemde, insanlar çömlekçilik yapmaya başlamış ve bu yeni teknoloji, onların beslenme alışkanlıklarını ve yaşam biçimlerini önemli ölçüde değiştirmiştir. Çömlekler, başlangıçta desensiz olup, zamanla ip desenleri ve karmaşık figürler içermeye başlamıştır.

Jomon Dönemi, çömlekçilik açısından altı döneme ayrılmaktadır:
- Başlangıç Jomon Dönemi: İlk çömlekler basit desenler taşırken, yaklaşık 10.000 yıl önce ip desenli çömlekler ortaya çıkmıştır.
- Erken Jomon Dönemi: Çömlekçilik bölgesel farklılıklar göstermeye başlamıştır. Tohoku ve Hokkaido bölgelerinde deniz kabuğu desenleri yaygınlaşmıştır.
- Orta Jomon Dönemi: Çömlek yapımında büyük artış olmuş, kil iplerle süslenmiş çömlekler üretilmiştir.
- Geç Jomon Dönemi: Çömlek şekilleri daha ince ve zarif hale gelmiş, desenler daha belirginleşmiştir.
- Son Jomon Dönemi: Karmaşık desenler ve “Kamegaoka tarzı” çömlekler üretilmiştir.

Jomon halkı, doğadan en verimli şekilde faydalanarak, mevsimlere göre yiyecek toplar; ilkbaharda yabani sebzeler, yazın deniz ürünleri, sonbaharda fındık toplar ve kışın geyik ve yaban domuzu avlardı. Ayrıca, kenevir ve rami saplarından iplikler dokuyarak giysi yapmıştır.
Mezarlar, yetişkinler ve çocuklar için ayrı ayrı yapılmış ve ölüler genellikle yerleşim yerlerinin doğusunda oval çukurlara gömülmüştür. Bazı mezarlarda yeşim kolye uçları ve ok uçları bulunmuştur.
Jomon Dönemi, yaklaşık 10.000 yıl sürdükten sonra, pirinç tarımının yayılması ve metal aletlerin kullanılmaya başlanmasıyla Yayoi Dönemi’ne geçiş yapmıştır.
Jomon Dönemi ile Paleolitik Dönem arasındaki en büyük fark, çömlekçiliğin icadıdır. Çömlek yapımı, insanların gıda işleme ve saklama alışkanlıklarını büyük ölçüde değiştirmiştir.

Jomon Dönemi ve Başlangıçları | |
Jomon Dönemi’nden Önce | |
| 100.000 yıl önce | Japon takımadalarında insanlık tarihinin izleri bulundu (Kanetori Kalıntıları’nda1 ortaya çıkarılan taş aletler) |
| 18.000 yıl önce | Hamakita halkı2 ve Minatogawa halkı3 ortaya çıkıyor |
Jomon Dönemi | |
| 15.000 yıl önce | Jomon halkı, cilalı taş aletleri kullanarak taş aletleri Neolitik aletlere dönüştürdü. |
| 13.000 yıl önce | Çanak, çömlek ve taş ok uçlarının kullanımı başladı, yerleşim ilerledi. Köyler ortaya çıktı. Kısa süreli bir soğuk dönem yaşandı. Bitki tüketimi yaygınlaştı. |
| 10.000 yıl önce | İklim ısındıkça buzullar eridi, deniz seviyesi yükseldi ve okyanus karaları istila etmeye başladı (縄文海進/Joumon kaishin/ Holosen buzul çekilmesi). Japon takımadaları Avrasya kıtasından ayrıldı. İnsanların yerleşik hayata geçmeye başlamasıyla birlikte miden (çöplük) yığınları inşa edilmeye başlandı. Lake kullanımına başlandı. Kıtadan köpekler getirildi. |
| 8.000 yıl önce | Tsushima Akıntısı 4 Japonya Denizi’ne akmaya başladı.5 |
| 7.000-5.000 yıl önce | İklim sıcak ve istikrarlı hale geldi, deniz seviyesi bugünkünden 2-3 metre daha yüksekti. |
| 6.700 yıl önce | Güney Çin’den pirinç tarımı (yayla pirinci) getirildi. |
| 6.000 yıl önce | İklim en sıcak dönemine ulaştı, deniz seviyesinin yükselmesi zirve yaptı, bu da defne ormanlarının doğmasına neden oldu. Midden (çöp) yığınları çoğaldı ve balıkçılık gelişti. |
| 5.000 yıl önce | Jomon Dönemi’nin zirvesi Kanto, Koshinetsu bölgesinde özellikle gösterişli süslemelere sahip çanak çömlekler üretildi |
| 5.500-4.000 yıl önce | 1.500 yıl süren Japonya’nın en büyük yerleşimi, Aomori İli, Aomori Şehri’nde (Sannai-Maruyama Harabeleri) kuruldu. |
| 4.000 yıl önce | İklim tekrar soğudu. Kabuk höyüklerinin sayısı azalmaya başladı . Kuzey Tohoku ve Hokkaido’daki büyük köyler ortadan kayboldu. Jomon kültürünün refahı azalma belirtileri göstermeye başladı. |
| 3.200 yıl önce | Güney Çin’den pirinç tarımı (ıslak pirinç) getirildi ve pirinç tarımı Batı Japonya’da başladı. |
| 3000 yıl önce | Bazı bölgelerde tarla tarımı başlıyor. |

♦ Sannai-Maruyama Arkeolojik Alanı (三内丸山遺跡, Sannai-Maruyama iseki)
Sannai-Maruyama Arkeolojik Alanı, Japonya’nın kuzeyindeki Aomori Eyaleti’nde, Aomori şehrinin güneybatısında yer alan Maruyama ve Yasuta mahalleleri arasında konumlanmıştır. Bu alan, Japonya’da şimdiye kadar keşfedilmiş en büyük Jōmon Dönemi yerleşimlerinden biri olarak kabul edilir.
1992 yılında, bölgeye yapılması planlanan bir beyzbol stadyumu için yürütülen ön araştırmalar sırasında, yaklaşık 40 hektarlık (400.000 m²) büyük bir yerleşim alanına ait kalıntılar gün yüzüne çıkarılmıştır. Bu beklenmedik keşif, Japon arkeoloji tarihinde önemli bir dönüm noktası olmuştur.
Kazılar sonucunda: yer altı depolama çukurları, yer üstü tahıl ambarları, uzun evler gibi yapılar ortaya çıkarılmıştır. Bu yapılar, Jōmon halkının sadece avcı-toplayıcı bir yaşam sürmediğini, aynı zamanda yerleşik hayata geçmeye başladığını, mimari ve toplumsal örgütlenme açısından geliştiğini göstermektedir.
Kapsamlı bilgi ve önemi nedeniyle bu alan 2000 yılında Japonya’nın Özel Ulusal Tarihi Alanı olarak ilan edilmiştir. 2021 yılında, Kuzey Japonya’daki Jōmon Tarih Öncesi Alanları koleksiyonunun bir parçası olarak UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dahil edilmiştir. Alan içerisinde bulunan eserler ve rekonstrüksiyon yapılar, Japonya’nın Önemli Kültürel Varlıkları arasında yer almaktadır.


Edward Sylvester Morse
Edward Sylvester Morse (1838–1925), Amerikalı bir zoolog olmasına rağmen, Japonya’da arkeoloji alanında yaptığı keşiflerle ülkenin bilim tarihinde derin izler bırakmış önemli bir isimdir. Japonya’daki ilk bilimsel arkeolojik kazıyı gerçekleştiren Morse, aynı zamanda Japon kültürüne duyduğu derin ilgiyle tanınır. “Japon arkeolojisinin babası” olarak kabul edilir.

Edward S. Morse, 1877 yılında Tokyo Üniversitesi’nde zooloji dersi vermek üzere Japonya’ya davet edilmiştir. Japonya’ya giden tren yolculuğu sırasında Tokyo ile Yokohama arasındaki Omori Bölgesi’nde büyük bir kabuk yığını (貝塚 – kaizuka) fark etmiş ve bunun üzerine Japonya’da ilk modern arkeolojik kazıyı başlatmıştır. Bu alan, Jōmon Dönemi’ne ait çömlekler, hayvan kemikleri, balık kalıntıları, taş aletler ve süs eşyaları gibi önemli buluntulara ev sahipliği yapmıştır. Morse’un gerçekleştirdiği kazılar, Jōmon kültürünün varlığını ortaya koyarak Japon tarih öncesi döneminin anlaşılmasında bir devrim yaratmıştır. 1879 yılında bu kazının sonuçlarını “Shell Mounds of Omori” adlı İngilizce bir kitapla yayımlayan Morse, Japon arkeolojisinde ilk bilimsel kazı raporunu hazırlamış ve öğrencilerine bilimsel kazı yöntemlerini öğreterek Japonya’daki arkeolojik çalışmaların temelini atmıştır.

Bu kazı, Japonya’da arkeolojinin bir bilim dalı olarak gelişmesini sağlamış, Tokyo Ulusal Müzesi gibi kurumların oluşumuna ilham vermiş ve Japon halkının tarih öncesi mirasına olan ilgisini artırmıştır. Sadece arkeolog olarak değil, aynı zamanda Japonya’daki geleneksel mimari, günlük yaşam ve sanat gibi pek çok kültürel alana duyduğu ilgiyle de tanınan Morse, Japon kültürünü Batı dünyasına tanıtan önemli bir bilim insanı olmuştur. Bugün, Edward S. Morse, Japon arkeolojisinin öncülerinden biri olarak anılmakta ve Doğu ile Batı arasında bir kültürel köprü kurduğu için büyük saygıyla hatırlanmaktadır.

1898 yılında Japonya’ya yaptığı katkılardan dolayı Yükselen Güneş Nişanı’na, 1922 yılında ise Kutsal Hazine Nişanı’na layık görülmüştür.
Kaynakça
rekishi-memo.net
www.meihaku.jp
jomon-japan.jp
sannaimaruyama.pref.aomori.jp
www.city.chino.lg.jp
jomon-japan.jp
www.mapple.net
Wikipedia.com
- Iwate İli, Tono Şehri, Miyamori-cho’da bulunan Kanedori kalıntılarının Orta Paleolitik döneme ait olduğu düşünülüyor. 1 Haziran 2004’te Tono şehri tarafından tarihi alan olarak belirlendi. Temmuz 2003’te, 80.000 ila 90.000 yıllık olduğu düşünülen bir toprak tabakasından taş aletlerin çıkarıldığı ve bunun Japonya’daki en eski Paleolitik alan olduğu bildirildi. Ancak diğer raporlarda Eylül 2009’da Shimane Eyaletindeki Izumo Şehri’ndeki Sunahara bölgesinden çıkarılan taş aletlerin 120.000 yıl öncesine ait olduğu ve bunların en eski aletler olduğu belirtilmektedir.
- Fosilleşmiş insan kemikleri, 1960-1962 yılları arasında Shizuoka İli, Hamakita Şehri’ndeki (şimdiki Hamamatsu Şehri) bir taş ocağındaki mağarada keşfedildi . Üstte ve altta olmak üzere iki katmandan oluşan yapının içerisinde hayvan kemikleri de bulunmuştur.
- “Minatogawa” kelimesi ile kalıntıları 1970 yılında Okinawa adlı idari bölümde gün ışığına çıkarılan insanlar kastediliyor. Kemiklerin keşfedildiği alanın ismini alan Minatogawa halkına ait insanlar, Japonya’da şimdiye dek kalıntıları keşfedilen birkaç Paleolitik insan arasında yer alıyor.
- Tsushima Akıntısı, Kyuşu’nun batı kıyılarından başlayarak Tsushima Boğazı’nı geçerek Japonya Denizi’ne dökülen sıcak bir akıntıdır .
- 5 7.000-8.000 yıl önce Tsushima Sıcak Akıntısı’nın Japonya Denizi’ne akmaya başladığı ve günümüzdeki Japon Denizi deniz ortamını oluşturduğu düşünülmektedir

