
Tokyo’nun Son Çocukları

Kitabın Adı: Tokyo’nun Son Çocukları
Kitabın Japonca Adı: 献灯使 (Kentoshi)
Kitabın Yazarı: Youko Tawada (多和田葉子)
Çevirmen: Hüseyin Can Erkin
Yayınevi: Siren Yayınları
Yayın Tarihi: Nisan 2024
Sayfa Sayısı: 120
Gosuke Puanı: 5

Yaşlıların sonsuza dek yaşadığı, çocukların da bir türlü serpilip büyümediği bir dünya… Ödüllü yazar Yoko Tawada, Tokyo’nun Son Çocukları’nda çağın gerçeklerinden yola çıkarak bir gelecek hayali kuruyor. Öyle bir gelecek ki bu, ağaçlar zehirli meyveler veriyor, “Yaşayalım Yeter Günü” kutlanıyor, Japonya dış dünya ile tüm bağlarını kesmek zorunda kalıyor, yetişkin ve çocuk kavramları yeniden tanımlanıyor. İnsanlar, sağ kalabildikleri her ortamda yaşayabilse de dolu dolu yaşıyorum demek için bundan fazlası gerekiyor ve değişen dünyayla birlikte anlamlar, algılar da dönüşüyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitap ne çok sıkıcı ne de çok eğlenceliydi; tam ortada bir yerde duruyordu. Aynı zamanda konunun net bir başı ya da sonu yoktu; daha çok ütopik bir dünyada birinin hayatından bir kesite göz atıyormuşuz gibi hissettirdi. (İşin aslı, son kısmını tam olarak anlayamadığım için internetten araştırmak zorunda kaldım.)
Normalde bazı kitaplar vardır; arka planda gürültü olsa bile sizi içine çeker, konuyu kaçırmazsınız. Ancak bu kitap öyle değil. Özellikle benzetmeleri tam olarak kavrayabilmek için sessiz bir ortamda okumak gerekiyor; en azından benim için öyle oldu, dikkatim çok çabuk dağıldı. Kitabı iki günde okudum ama aslında tek günde de bitirilebilecek kısa bir kitap. Ayrıca 15 yaş altı okurlar için pek uygun olduğunu düşünmüyorum. Kitabı daha iyi anlayabilmek için biraz Japon kültürüne veya diline aşina olmak faydalı olabilir. Örneğin “mavi ışık” ya da “ateş günü”, “su günü” gibi ifadeler, Japonca bilmeyen birine oldukça anlamsız gelebilir. Kitapta en beğendiğim kısım, öğretmenin “Artık işe yarayan ve işe yaramayan insan ayrımı kalktı” dediği yerdi. Japon dilinin yapısını o kadar güzel ifade etmiş ki, artık dil bilgisi kurallarını anlatırken bu sözü mutlaka kullanacağım. Bu arada çevirisi de oldukça başarılıydı; Hüseyin Can Erkin hocaya emekleri için teşekkürler.
Boş vaktiniz varsa yazarın dilini keşfetmek adına okunabilir; oldukça stressiz bir kitap. Yazarın Türkçeye çevrilen Bir Kutup Ayısının Anıları kitabı da varmış, şimdi ona başlamayı düşünüyorum. Bitirdiğimde yorumlarımı yine sizlerle paylaşırım.
Kitabı okuyanlarınız varsa yorumlarda buluşalım. Hoşça kalın!


